logoZemzem hakkında...medyum.info
  • medyum
  • medyum-nedir
  • medyum-ne-demek
  • medyumlar

Zemzem hakkında...

Hz. İbrahim, yıldızlara tapan kavmini tevhide çağırmış, fakat Babil Meliki Nemrut, onu ateşe atılmaya mahkûm etmişti.İbrahim Aleyhisselam'ı ilahi irade mucibince ateş yakmadı ve yine o sayede göze görünmeksizin uzaklaştı.Artık bu diyarda kalamayacağını biliyordu. Zevcesi Sara Hatun'u yanında alarak yola düştü. Uzun, maceralı bir seyahatten sonra, Mısır üzerinden Filistine vardı ve Fust köyüne yerleşti.

Burada gailesiz bir hayat sürüyorlardı. Ancak, Sare Hatun oldukça huzursuzdu. Çünkü bütün dualarına rağmen çocuğu olmuyordu. Nihayet, kocasının neslinin kesilmemesi için, bir rivayete göre, onun Mısır kralının kızı Hacer ile evlenmesine izin verdi. Bu ikinci izdivaç semeresini verecek, muayyen zaman dolunca, Hz. İsmail dünyaya gelecekti.

Fakat işte o mesud doğumdan sonra, aile yuvasında huzursuzluk hissedilmeye başladı. Çünkü asil bir fedakârlık gösteren Sare Hatun, şimdi kadınlık duygularının esiri olmuştu. Hacer'i kıskanıyor, bütün gayretine rağmen, kendisini yiyip bitiren bu düşünceyi kafasından atamıyordu. Nihayet Hz. İbrahim'e açık açık durumu anlattı. Hacer'le bir çatı altında barınmalarına imkân yoktu; o gitmeliydi.

Allah'ın takdir ve iradesi de böyle olduğu için, Hz. İbrahim, Haceri ve oğlu İsmail'i alarak yollara düştü. Cebrail Aleyhisselam'ın kılavuzluğu altında gittiler, ve Hicaz bölgesindeki Mekke vadisine ulaştılar. Mekke, o devirlerde çorak ve ıssız, dağ arası bir yerdi. Müthiş bir sıcaklık etrafı kasıp kavuruyor, kum ve kayalık tepeler, dağlar etrafta göz alabildiğine uzanıyordu. Birtakım insanı, hayvan ve ağaç olarak da herhangi bir canlıya rastlanmıyordu.

Hz. İbrahim, yine ilahi takdir mucibince, geri dönmek zorundaydı. Karısını ve çocuğunu orada bırakıp veda ederken, Hacer ümitsizlikle sordu: Ey İbrahim! Bizi bu çölde kime emanet edip gidiyorsun? Hz. İbrahim, tek bir kelime ile cevap verdi: Cenab'ı Allah'a. Hacer, inanç sahibi bir kadındı. Kocasının bu cevabı üzerine, tevekkülle başını eğdi. Öyleyse Allah'ın himayesinde kalmaya razıyım.

Ve Hz. İbrahim yürüdü gitti. Hacer'i küçücük oğlu İsmail'i kaderiyle baş başa bırakırken, kabini Allah'a yönelterek şu duada bulundu: Ey rabbimiz! Ben evlatlarımdan kimini, senin mukaddes olan evinin yanında, ekinsiz bir vadide yerleştirdim. Sebebi şudur ki, Rabbimiz, dosdoğru namazlarını kılsınlar. Artık sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir. Onların şükretmeleri ümit edildiği için, kendilerinizi bazı meyvelerle rızıklandır.

Ey Rabbimiz! Ne gizler, ne açıklarsak şüphe yok ki, sen bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey, Allah'a gizli kalmaz. (İbrahim süresi: ayet 37-38) Ana ve oğlunun yanlarında, sadece hurmadan ibaret yiyecek ve bir kırba su vardı. Hz. İbrahim gittikten az sonra, bunlar da tükendi. Ve amansız sıcağın tesiri kendini göstermeye başladı. İki çöl sakini, açlık ve susuzluktan bitap düştüler. Hacer dayanma gücünün eridiğini hissediyor, son nefesini verip bu işkenceden kurtulmayı istiyordu. Fakat yavrusu ne olacaktı?

  • Aile İçi Huzursuzlukların Giderilmesi
  • Gideni Geri Döndürme
  • Muhabbet Sevgi Amaçlı Çalışmalar
  • İş Kısmetsizliğinin Giderilmesi
  • Ayrılan Kişileri Tekrar Birleştirme
  • Kısmet Açma - Büyü Engelleri