Allah'a İman...
Aklı başında hiçbir insan yoktur ki, zaman zaman aşağıdaki soruları kendisine sormasın: Ben neyim? Nereden geldim? Nereye gideceğim? İçinde bir noktasında yaşadığım bu koskoca kâinat nedir? Kâinat nasıl yaratılmıştır?
Bu sorulardan sonra, şu iki ihtimal üzerinde duralım: 1- Bu âlem kendi kendine yaratılmıştır 2- Kendi dışındaki yaratıcı bir kuvvet tarafından yaratılmıştır. İhtimallerden birincisini ele alırsak, tesadüfen var olan bu âlemde, her şeyin tesadüfe dayalı olması gerekir. Öyle ise, kâinatın aslı, mahiyeti, tesadüfîlik, kanunsuzluk ve plansızlıktır.
Kanun ve nizamın bulunduğu yerde, tesadüfîlik ortadan kalkar. Akıllı bir kimse diyebilir mi ki, düşünce ve planlama gücünden mahrum olan madde, tesadüfen kendi kendini yaratabilsin? Elbette bu soruya verilecek cevap menfi olacaktır. Hatta madde enerjiye veya enerji maddeye dönüşürken belirli kanunlara uyarlar.
Kimya ilmi bize birtakım maddelerin tükenip yok olduğunu göstermektedir. O halde madde ebedi değildir. Buna göre ezeli de olmaz. Maddi âlem kendi kendisini yaratmış olamayacağına göre, yaratılış ameliyesinin, maddi olmayan ve kudreti her şeye yeten bir yaratıcı tarafından gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Yine, bu yaratıcının akıl ve hikmet sahibi, ilim ve kudret sahibi olması gerekir. O yüce yaratıcı, kâinatı yaratmış, onu muntazam bir şekilde idare ve tanzim etmiştir. Akıl için, kâinatı bir yaratıcının yaratıp idare ettiğini kabulden başka yapılabilecek hiçbir şey yoktur.
- Aile İçi Huzursuzlukların Giderilmesi
- Gideni Geri Döndürme
- Muhabbet Sevgi Amaçlı Çalışmalar
- İş Kısmetsizliğinin Giderilmesi
- Ayrılan Kişileri Tekrar Birleştirme
- Kısmet Açma - Büyü Engelleri






